Editoryal not: Bu içerik Hangisieniyi Medikal Yazar Ekibi tarafından hazırlanmış, tıbbi doğruluk açısından medikal danışman tarafından gözden geçirilmiştir. Editoryal Politika ve İnceleme Metodolojisi sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.
Kolajen nedir? Vücudun en bol proteini olan kolajen, deri, eklem, kemik ve bağ dokularını bir arada tutan yapısal iskelet görevini üstlenir. Toplam vücut proteininin yaklaşık %25–30’unu oluşturur; bu oran, kolajenin tek bir besin takviyesinin çok ötesinde biyolojik bir öneme sahip olduğunu gösterir. Kolajen takviyesi son yıllarda hızla popülerleşmiş olsa da tüketicilerin büyük bölümü hangi tipin kendi sorununa uygun olduğunu, hangi dozun çalışmalarda test edildiğini ve hangi formun daha iyi emilim sağladığını bilmemektedir.
Bu rehberde kolajenin biyokimyasal tanımını, vücuttaki sentez mekanizmasını, farklı tiplerini, hangi besinlerde bulunduğunu, takviye formlarını, kanıta dayalı faydalarını, kullanım protokollerini ve yan etkilerini bulacaksınız. Tüm başlıklar aşağıda listelenmiştir; doğrudan ilgilendiğiniz bölüme atlayabilirsiniz.
Bu rehberde:
- Kolajen nedir? – Tanım ve vücuttaki rolü
- Kolajen tipleri: Tip 1, Tip 2, Tip 3 ve diğerleri
- Hidrolize kolajen ve kolajen peptit nedir? – Emilim farkı
- Kolajen hangi besinlerde var? – Doğal kaynaklar
- Kolajen takviyesi formları: Toz, sıvı, hap ve peptit farkı
- Kolajen nasıl kullanılır? – Doz, zamanlama ve süre
- Kolajen faydaları: Cilt, eklem, saç ve tırnak
- Kolajen yan etkileri ve kimler kullanmamalı?
- En iyi kolajen takviyesi nasıl seçilir?
Kolajen Nedir? Tanım ve Vücuttaki Rolü
Kolajenin Biyokimyasal Tanımı
Kolajen, fibröz yapıda bir protein ailesidir ve günümüzde 28 farklı tipi tanımlanmıştır. Vücutta en bol bulunan protein olma özelliğini koruyan kolajen, toplam protein kitlesinin yaklaşık %25–30’unu oluşturur. Yapısındaki tekrarlayan Gly-X-Y dizisi – burada X çoğunlukla prolin, Y ise hidroksiprolin – üç zincirin sarmal biçimde bir araya gelerek tropokolajen adı verilen rijit, dayanıklı bir yapı oluşturmasını sağlar.
Temel amino asitler olan glisin, prolin ve hidroksiprolin, kolajenin yapısal bütünlüğü için vazgeçilmezdir. Glisin, sarmalin her üçüncü pozisyonuna yerleşerek zincirin kompakt kalmasını sağlarken hidroksiprolin, lifler arası çapraz bağların oluşmasına katkıda bulunur. Bu çapraz bağlar, kolajen matrisine mekanik direnç kazandırır.
Fibroblastlar – dermisin ana hücreleri – kolajen sentezinin birincil kaynağıdır. Kemik ve kıkırdakta osteoblastlar ve kondrositlerin de senteze katkısı bulunmaktadır. Kolajen, cilt dermisi, eklem kıkırdağı, tendonlar, bağlar, kemik matrisi ve damar duvarlarında yapısal omurga işlevi görür; bu nedenle tek bir doku değil, tüm bağ dokusu sistemiyle ilişkilidir.
Vücutta Kolajen Nasıl Sentezlenir?
Kolajen sentezi çok aşamalı bir süreçtir. Fibroblastlar önce pro-kolajen adı verilen öncül molekülü üretir. Bu molekül hücre dışına taşındıktan sonra spesifik enzimler tarafından kırpılarak tropokolajen‘e dönüştürülür. Üç tropokolajen zincirinin sarmal yapısı oluşturmasının ardından çok sayıda tropokolajen birimi yan yana dizilerek kolajen fibrilleri meydana getirir; bu fibrillerden oluşan demetler ise makroskobik düzeyde gözlemlenebilen kolajen liflerini oluşturur.
Sentezin en kritik ko-faktörü C vitaminidir. C vitamini, prolini hidroksiproline dönüştüren prolil hidroksilaz enzimi için zorunlu bir ko-faktördür. C vitamini eksikliğinde bu dönüşüm aksayarak iskorbüt‘e yol açabilir; iskorbütte kolajende stabilite kaybı gözlemlenen ilk biyokimyasal sonuçlardan biridir. Çinko, bakır ve demir de sentez zincirinin farklı adımlarında görev alır.
Yaşla birlikte fibroblast aktivitesi azalır. Mevcut araştırmalar, 25 yaşından itibaren kolajen üretiminin yılda yaklaşık %1–1,5 oranında düştüğünü tahmin etmektedir. Bu azalmanın kümülatif etkisi 40’lı ve 50’li yaşlarda cilt sarkması, eklem yıpranması ve kemik yoğunluğu kaybı olarak kendini gösterebilir.
→ Daha fazla bilgi: C vitamini ve kolajen sentezi
Kaynak: Shoulders MD, Raines RT. Collagen Structure and Stability. Annu Rev Biochem. 2009;78:929–958.
Kolajen Tipleri: Tip 1, Tip 2, Tip 3 ve Diğerleri
İnsan vücudunda 28 farklı kolajen tipi tanımlanmış olsa da takviye alanında çoğunlukla Tip 1, Tip 2 ve Tip 3 ön plana çıkar. Her tipin hedef dokusu, takviye kaynağı ve desteklendiği araştırma tabanı birbirinden belirgin biçimde ayrışır.
Tip 1 Kolajen
Tip 1 kolajen, vücuttaki kolajenin yaklaşık %90’ını oluşturur. Cilt, kemik, tendon, bağ, kornea ve diş dentini başta olmak üzere pek çok dokuda baskın strüktürel protein olarak işlev görür. Cilt elastikiyeti ve kırışıklık azaltımına yönelik klinik araştırmaların büyük çoğunluğu bu tip üzerine kurulmuştur.
Takviye formu olarak balık (marine) ve sığır (bovine) kaynaklı ürünlerde baskın olarak Tip 1 hidrolize kolajen bulunmaktadır. Bu kaynakların amino asit profili ve molekül ağırlığı birbirinden farklıdır; bu fark özellikle alerji öyküsü olan bireyler için seçimde belirleyicidir.
Tip 2 Kolajen
Tip 2 kolajen, kıkırdak dokusunun temel yapısal proteinidir. Diz menisküsü, omurlar arası diskler ve hyalin kıkırdak bu tipin yoğun olduğu başlıca yapılardır. Eklem sağlığı ile osteoartrit araştırmalarında odak noktası Tip 2 kolajendir.
Takviye literatüründe iki form öne çıkar: native (denatüre olmamış) Tip 2 kolajen ve hidrolize Tip 2 kolajen. Native form, oral tolerans mekanizmasına dayanır; bağışıklık sisteminin kıkırdağa karşı tepkisini baskılamak amacıyla çok düşük doz (genellikle 40 mg/gün) kullanılır. Bu mekanizmayı destekleyen araştırmalar erken aşamadadır ve büyük ölçekli bağımsız RCT sayısı henüz sınırlıdır.
Önemli not: Tip 2 kolajen, Tip 1 ile eş zamanlı alınmamalıdır. Rekabetli amino asit emilimi nedeniyle bu iki tipin birbirinden en az 2–4 saat aralıkla ya da farklı öğünlerde kullanılması önerilmektedir.
Tip 3 Kolajen
Tip 3 kolajen, Tip 1 ile birlikte hareket eden ve genellikle aynı doku katmanlarında bulunan fibröz bir yapısal proteindir. Özellikle cilt dermisinde, büyük kan damarı duvarlarında ve iç organlarda yoğundur. Genç cilt dokusunda Tip 3 oranı görece yüksekken yaşla birlikte Tip 1 lehine denge bozulur ve bu kayıp cilt esnekliğinde azalmaya katkıda bulunur.
Sığır kaynaklı kolajen takviyeleri tipik olarak hem Tip 1 hem de Tip 3 kolajen içerir; bu nedenle cilt ve genel bağ dokusu desteği hedefleyenler için sığır kaynaklı hidrolize kolajen sıkça tercih edilmektedir.
Diğer Tipler: Tip 5, 10 ve 17
Tip 5: Plasenta, kornea ve saç folikülü matrisinde bulunur. Bazı saç sağlığı takviyeleri Tip 5 içerdiğini belirtse de bu tipin klinik kanıtı oldukça sınırlıdır.
Tip 10: Kıkırdak mineralizasyonu ve kemik oluşumunda görev alır. Eklem odaklı bazı formüllerde yer almakta olmakla birlikte tek başına klinik etkisini gösteren yeterli insan çalışması bulunmamaktadır.
Tip 17: Saç folikülü bağlantı bölgesinde ve cildin temel membranında tanımlanmıştır. Kozmetik literatüründe ilgi görmektedir; ancak oral takviye yoluyla bu tipe özgü klinik etki kanıtı henüz yetersizdir.
Kolajen Tipleri Karşılaştırma Tablosu
| Tip | Başlıca Doku | Takviye Kaynağı | Araştırma Odağı | Kanıt Düzeyi |
| Tip 1 | Cilt, kemik, tendon, diş | Balık (marine), sığır (bovine) | Cilt elastikiyeti, kırışıklık | Orta–İyi (RCT meta-analiz mevcut) |
| Tip 2 | Eklem kıkırdağı, menisküs | Tavuk kıkırdağı | Osteoartrit, diz ağrısı | Sınırlı–Orta (erken RCT) |
| Tip 3 | Cilt, damar, iç organ | Sığır (bovine) | Cilt elastikiyeti, genel doku | Tip 1 ile birlikte değerlendirilir |
| Tip 5 | Saç folikülü, plasenta | Çeşitli | Saç sağlığı | Yetersiz |
| Tip 10 | Kıkırdak mineralizasyonu | Tavuk kıkırdağı | Eklem/kemik | Yetersiz |
| Tip 17 | Cilt bazal membran | Araştırma aşamasında | Saç dökülmesi | Yetersiz |
→ Daha fazla bilgi: Kolajen tipleri hakkında detaylı karşılaştırma (Tip 1, Tip 2, Tip 3 Kolajen)
Hidrolize Kolajen ve Kolajen Peptit Nedir? (Emilim Farkı)
Hidrolize kolajen (kolajen hidrolizat), tam kolajen molekülünün asit, alkali veya enzimatik yöntemlerle küçük parçalara ayrılması sonucu elde edilen peptit karışımıdır. Bu parçalara kolajen peptit adı verilir.
Tam (denatüre olmamış) kolajenin molekül ağırlığı yaklaşık 300.000 Dalton‘dur. Hidrolize işlemi bu molekülü 2.000–5.000 Dalton aralığında di- ve tripeptitlere dönüştürür. Molekül boyutunun bu denli küçülmesi, ince bağırsak duvarından emilimi kolaylaştırır; böylece kolajen peptitleri bütünlüklü sindirim gerektirmeden doğrudan absorbe edilebilir.
In vivo çalışmalar, hidrolize kolajen peptitlerinin – özellikle Pro-Hyp ve Hyp-Gly dizilerinin – oral alımın ardından kan dolaşımına geçtiğini ve fibroblastlara ulaşabildiğini göstermiştir. Bu bulgular, söz konusu peptitlerin deri altı dokusunda kolajen sentezini uyarma potansiyeli taşıdığına işaret etmektedir; ancak bu etkiyi doğrudan klinik sonuca bağlayan büyük ölçekli çalışmaların sayısı hâlâ sınırlıdır.
‘Kolajen İçeren Ürün’ İle ‘Hidrolize Kolajen Takviyesi’ Arasındaki Fark
Piyasada ‘kolajen içeriyor’ ibaresini taşıyan gıda ürünleri (kolajenli içecekler, atıştırmalıklar vb.) çoğunlukla hidrolize formu değil tam veya kısmen parçalanmış kolajen içerir. Bu ürünlerdeki kolajen sindirim sırasında amino asitlere bozunur; yani vücuda özgü peptit dizileri şeklinde değil sıradan amino asitler olarak emilir. Biyoyararlanım açısından hidrolize kolajen takviyesi ile bu tür gıdaları birbiriyle karıştırmamak gerekir.
Bir takviyenin etiketinde ‘hidrolize kolajen peptit’ veya ‘kolajen hidrolizat’ ibaresi bulunuyorsa bu form, sindirim sürecinin daha erken aşamasında emilim için hazır hâle gelmiş demektir. Etiket yalnızca ‘kolajen proteini’ diyorsa biyoyararlanım açısından fark belirsiz kalabilir.
→ Daha fazla bilgi: Hidrolize kolajen ve biyoyararlanım için (Hidrolize Kolajen / Kolajen Peptit Nedir?)
Kaynaklar: Postlethwaite AE et al. (1978). Chemotactic attraction of human fibroblasts to type I, II, and III collagens. J Clin Invest. | Bello AE, Oesser S. (2006). Collagen hydrolysate for the treatment of osteoarthritis and related disorders. Curr Med Res Opin.
Kolajen Hangi Besinlerde Var? Doğal Kaynaklar
Kolajen yalnızca hayvansal dokularda sentezlenir ve hayvansal kaynaklı gıdalarda doğal olarak bulunur. Bitkiler kolajen üretmez; bu nedenle veganlar ve vejetaryenler vücutlarındaki kolajen üretimini doğrudan besin alımıyla değil, sentez kofaktörlerini sağlayarak destekleyebilir.
Bu nedenle “vegan kolajen” ifadesi çoğu zaman gerçek kolajen değil, kolajen sentezini desteklemeye yönelik C vitamini, amino asit, çinko, bakır ve bitkisel içerik kombinasyonlarını ifade eder. Bu ayrım veganlar için kolajen var mı yazısında ayrıca açıklanmıştır.
Doğrudan Kolajen İçeren Hayvansal Besinler
- Kemik suyu (kolajen çorbası): Uzun süre kaynatılmış kemik ve eklem dokuları, kolajen ve jelatin salınımını sağlar. 1 bardak kemik suyundaki kolajen miktarı, pişirme süresi ve hammaddeye göre geniş bir aralıkta değişir (tahminen 2–10 g/su).
- Balık derisi ve kılçık yakını doku: Marine kolajenin en yoğun kaynağı. Özellikle cilt sağlığı araştırmalarında balık kaynaklı kolajen tercih edilmektedir.
- Tavuk kıkırdağı: Tip 2 kolajen içeriği nedeniyle eklem araştırmalarında referans gıda. Tavuk boynu veya sternumu bu açıdan değerlidir.
- Domuz derisinden elde edilen jelatin ve jelatinli yiyecekler: Yüksek kolajen içeriği; ancak biyoyararlanım profili hidrolize takviyeden farklıdır.
- Yumurta sarısı ve beyazı: Kolajen içermez; ancak kolajen sentezi için gerekli prolin ve glisin sağlar.
Kolajen Sentezini Destekleyen Besinler
Vücudun kendi kolajenini üretebilmesi için gerekli ko-faktör ve substratları sağlayan besinler de kolajen stratejisinin bir parçasıdır:
- C vitamini kaynakları (biber, kivi, narenciye, maydanoz): Prolil hidroksilaz enzimi için zorunlu kofaktör. Yetersiz C vitamini alımı kolajen sentezini doğrudan kısıtlar.
- Çinko kaynakları (istiridye, kabak çekirdeği, sığır eti): Kolajenazın düzenlenmesi ve fibroblast proliferasyonu için gerekli.
- Bakır kaynakları (karaciğer, bitter çikolata, susam): Kolajen liflerini çapraz bağlayan lizil oksidaz enziminin kofaktörü.
- Demir (kırmızı et, baklagil): Prolil hidroksilaz ve lizil hidroksilaz enzimlerinde görev alır.
- Antioksidanlar (polifenoller): Meyve ve sebzelerde bulunan flavonoidler, serbest radikal kaynaklı kolajen yıkımını yavaşlatabilir.
Kolajen kaynakları genellikle balık, sığır, tavuk veya yumurta zarı gibi hayvansal içeriklerden elde edilir. Bu nedenle piyasadaki klasik kolajen takviyeleri vegan beslenme modeliyle uyumlu değildir. Vegan kullanıcılar için odak noktası, doğrudan kolajen takviyesi yerine vegan kolajen var mı sorusunun yanıtını ve kolajen üretimini destekleyen bitkisel alternatifleri anlamak olmalıdır.
→ Daha fazla bilgi: Kolajen içeren besinlerin tam listesi
Kolajen Takviyesi Formları: Toz, Sıvı, Hap ve Peptit Farkı
Kolajen takviyesi piyasada farklı formlarda satılmaktadır. Her formun doz kapasitesi, kullanım kolaylığı ve maliyet-etkinlik profili farklıdır. Doğru formu seçmek, takviyeden beklenen faydayı etkileyen pratik bir faktördür.
Toz Kolajen (Kolajen Tozu)
Toz kolajen, piyasadaki en yaygın ve araştırmalarda en sık kullanılan formdur. Su, meyve suyu veya smoothie’ye karıştırılabilmesi günlük kullanımı kolaylaştırır. Kaliteli üreticilerde renksiz, tatsız ve kokusuzdur; bu özellikler farklı içeceklere eklenebilirliği artırır.
Doz esnekliği açısından üstündür: 2,5 g ile 15 g arasında serbestçe ayarlanabilir. Birim başına maliyet genellikle sıvı forma kıyasla daha düşüktür. Dikkat edilmesi gereken nokta, bazı piyasa ürünlerinin şeker veya yapay aroma içermesidir; etiket denetimi şarttır.
Sıvı Kolajen
Sıvı kolajen (likit kolajen, kolajen şase), hazır kullanım imkânı sunması nedeniyle pratiklik öncelikli kullanıcılarda popülerdir. Bazı formüller C vitamini, çinko veya hyaluronik asit gibi tamamlayıcı bileşenlerle kombine hâldedir.
Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken noktalar vardır: sıvı formların raf ömrü açıldıktan sonra belirgin biçimde kısalabilir. Şase formatlı ürünler yüksek şeker veya asitlik içerebilir. Birim başına maliyet çoğunlukla toz forma göre yüksektir. Kolajen konsantrasyonu şişe başına değil, doz birimi başına (örn. 10 ml şase) hesaplanmalıdır.
Kolajen Hap / Kapsül / Tablet
Kolajen hapı ve kapsüller, takviyenin tat ve koku sorun yarattığı durumlarda tercih edilir. Ancak bu formun temel sınırlaması doz başına kolajen miktarının düşüklüğüdür: tipik bir kapsül 500 mg–1.000 mg kolajen içerirken cilt araştırmalarında kullanılan etkili doz 2.500–5.000 mg’dır. Bu farkı kapatmak için günde 3–10 kapsül almak gerekebilir, bu da pratik kullanımı zorlaştırır.
Eklem odaklı kullanıcılar için Tip 2 native kolajen kapsülleri anlamlı bir istisna oluşturur; bu formda 40 mg/gün gibi düşük doz yeterli olduğundan kapsül formu işlevsel bir seçenek hâline gelir.
Kolajen hapı ve kapsül formu tat ve koku hassasiyeti olan kişiler için pratik olabilir; ancak tek porsiyonda alınabilen kolajen miktarı genellikle toz forma göre daha sınırlıdır. Bu farkları daha detaylı görmek için kolajen hapı ve toz kolajen karşılaştırması incelenebilir.
Form Karşılaştırma Tablosu
| Form | Tipik Doz | Emilim Notu | Kullanım Kolaylığı | Maliyet/Doz | Önerilen Amaç |
| Toz (Hidrolize) | 5–15 g/gün | İyi (peptit boyutu küçük) | Orta (karıştırma gerekir) | Düşük–Orta | Cilt, eklem, genel kullanım |
| Sıvı / Şase | 5–10 g/doz | İyi | Yüksek (hazır) | Yüksek | Pratiklik öncelikli kullanım |
| Hap / Kapsül | 1–2 g/kapsül | İyi (küçük boyut) | Yüksek (yutma kolaylığı) | Orta–Yüksek | Tip 2 (eklem), düşük doz |
| Tablet | 500–1.000 mg | İyi | Yüksek | Orta | Tip 2 veya destekleyici kombinasyon |
→ Daha fazla bilgi: Kolajen form karşılaştırması (Sıvı Kolajen mi Toz Kolajen mi Hap mı?)
→ Daha fazla bilgi: Hap vs toz detaylı karşılaştırma (Kolajen Hapı mı Toz mu?)
Kolajen Nasıl Kullanılır? Doz, Zamanlama ve Süre
Önerilen Günlük Doz
Klinik çalışmalarda kullanılan dozlar, hedefe ve kolajen tipine göre farklılık göstermektedir:
- Cilt için Tip 1/3 hidrolize kolajen: 2,5–10 g/gün. Meta-analizlerde en yaygın test edilen aralık budur. 5 g/gün görece minimal etkili doz; 10 g/gün ise daha belirgin sonuçlarla ilişkili görünmektedir.
- Eklem için native Tip 2 kolajen: 40 mg/gün. Bu düşük doz, oral tolerans mekanizmasına dayanır ve yüksek doz protein alımını gerektirmez.
- Eklem için hidrolize Tip 2 veya Tip 1: 10 g/gün. Eklem biyomarkerları üzerine yapılan çalışmalarda bu doz kullanılmıştır.
⚠️ Doz kişiden kişiye değişebilir. Kronik hastalığı, ilaç kullanımı veya özel bir durumu olan bireyler dozu hekim veya diyetisyen eşliğinde belirlemelidir.
Ne Zaman İçilmeli? – Sabah, Akşam veya Aç Karnına
Kolajenin kesin bir ‘ideal alım zamanı’, kontrollü çalışmalarla kanıtlanmamıştır. Bununla birlikte bazı pratik gerekçeler değerlendirilebilir:
- Sabah alımı: Gece orucu sonrası amino asit rekabeti düşüktür; teorik olarak emilim lehine yorumlanabilir.
- Akşam/gece alımı: Uyku sırasında büyüme hormonu salgısı artar ve doku onarımı aktiftir; bu nedenle akşam kullanımı için de gerekçe öne sürülmektedir.
- Aç karnına: Mide asit tampon etkisi olmadan transit hızlanabilir; ancak bu avantajı destekleyen güçlü RCT verisi sınırlıdır. Mide hassasiyeti olanlar için yemekle birlikte almak daha uygun olabilir.
En geçerli öneri: her gün aynı saatte ve düzenli kullanım. Zamanlama farkından kaynaklanan etki farkının, düzensiz kullanımdan kaynaklanan farktan çok daha küçük olduğu düşünülmektedir. C vitamini içeren bir öğünle birlikte almak biyokimyasal gerekçeye sahiptir.
Kaç Ay Kullanılmalı?
Araştırmalarda kullanılan protokol süreleri amaca göre farklılık göstermektedir:
- Cilt etkisi: Çalışmaların büyük bölümü 8–12 haftalık protokol uygulamıştır. Elastikiyet değişimleri 4. haftadan itibaren ölçülebilir hâle gelebilir; daha belirgin sonuçlar için 12. hafta esas alınmalıdır.
- Eklem etkisi: 12–24 haftalık çalışmalarda ağrı ve fonksiyon iyileşmesi raporlanmıştır. Kıkırdak yenilenme sürecinin yavaşlığı göz önüne alındığında 3–6 aylık kullanım protokolü literatürle uyumludur.
- Uzun vadeli kullanım: Sürekli mi, döngüsel mi alınması gerektiğine dair yeterli güvenlik ve etkinlik verisi henüz birikmemiştir. Uzun süreli kullanımda periyodik hekim değerlendirmesi akılcı bir yaklaşımdır.
Yaşa Göre Kolajen Kullanımı
Kolajen takviyeleri her yaş grubuna aynı şekilde uygun değildir. Yaşa özgü fizyoloji, hem doz hem de tip seçimini etkiler:
- 20’li yaşlar: Endojen kolajen sentezi görece güçlüdür. Dengeli beslenme ve yeterli C vitamini alımı çoğu zaman takviye ihtiyacını karşılar. Bu yaş grubunda takviye zorunlu değildir.
- 30–40 yaş arası: Fizyolojik azalma belirginleşmeye başlar. Cilt elastikiyetindeki ilk değişimler genellikle bu dönemde fark edilir. Cilt veya eklem desteği hedefleyenler için takviye değerlendirilebilir.
- 40 yaş ve üzeri (40 yaş kolajen kullanımı): Sentezdeki düşüş hızlanmıştır. Tip ve doz seçimi daha kritik bir hâl alır. Cilt için hidrolize Tip 1/3, eklem için Tip 2 veya kombine formüller öne çıkar.
- 50 yaş üstü hangi kolajen: Hem cilt sarkması hem de eklem yıpranması eş zamanlı sorun hâline gelebilir. Tip 2 ve glukozamin kombinasyonu piyasada yaygın olmakla birlikte sinerjik etki için kanıt hâlâ tartışmalıdır. Osteoporoz veya kronik eklem hastalığı varsa ortopedi veya romatoloji uzmanına danışılmalıdır.
→ Daha fazla bilgi: Doz, zamanlama ve kullanım detayları için (Kolajen Takviyesi Nasıl Kullanılır?)
→ Daha fazla bilgi: Sabah mı akşam mı içilmeli sorusu için (Kolajen Ne Zaman İçilir?)
→ Daha fazla bilgi: Aç karnına mı tok karnına mı alınır (Kolajen Aç Karnına mı?)
→ Daha fazla bilgi: Etki süresi ve kullanım takvimi (Kolajen Kaç Ay Kullanılır?)
→ Daha fazla bilgi: 40 ve 50 yaş üstü kolajen kullanımı (Yaşa Göre Kolajen Kullanımı)
Kolajen Faydaları: Cilt, Eklem, Saç ve Tırnak
Kolajen takviyesinin olası faydaları, farklı doku sistemleri üzerinde yürütülen klinik araştırmalarla incelenmektedir. Bu bölümde mevcut kanıt tabanı, araştırma kalitesi ve pratik beklentiler birlikte ele alınmaktadır.
Eklem sağlığına özel — kolajenin yanı sıra glukozamin, kondroitin, MSM ve omega-3’ü kapsayan — kapsamlı bir takviye değerlendirmesi için eklem sağlığı için takviye rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Cilt için Kolajen: Kırışıklık, Elastikiyet ve Nem
Cilt elastikiyeti ve hidrasyon, kolajen takviyesi araştırmalarında en güçlü kanıta sahip alandır. 2,5–10 g/gün hidrolize kolajen kullanan 8–24 haftalık randomize kontrollü çalışmalarda (RCT) cilt elastikiyetinde ölçülebilir iyileşme raporlanmıştır. 2019 yılında yayımlanan bir sistematik derleme ve meta-analiz (Choi ve ark.), oral kolajen peptit kullanımının cilt hidrasyonu ve elastikiyetini anlamlı biçimde iyileştirdiğine dair pozitif bir örüntü ortaya koymuştur; ancak çalışmaların çoğu orta-düşük kalite metodoloji içermektedir.
Kırışıklık azaltımı: Bazı çalışmalarda göz çevresi kırışıklık derinliğinde plaseboya kıyasla anlamlı azalma raporlanmıştır. Bununla birlikte pek çok çalışmada körleme tasarımı eksik ya da zayıftır; plasebo etkisi bu alanda gerçek etkiyi abartabilir.
Cilt hidrasyonu: Kolajen peptitleri dermisteki fibroblastları uyararak glikozaminoglikan (özellikle hiyaluronik asit öncülü) sentezini destekleyebilir. Bu mekanizma cilt içi nem tutumunu artırabilir; ancak etki büyüklüğü bireyden bireye belirgin farklılık gösterir.
Cilt lekesi: Hiperpigmentasyon veya cilt lekesi üzerinde doğrudan kolajen takviyesi etkisini inceleyen yeterli kalitede çalışma henüz bulunmamaktadır. Bu iddia için kanıt düzeyi yetersizdir.
Eklem ve Kıkırdak: Diz Ağrısı ve Osteoartrit
Native Tip 2 kolajen (N-Tip 2), mide-bağırsak sisteminde bağışıklık hücrelerini toleransa yönlendirerek kıkırdağa yönelik otoreaktif tepkiyi baskılaması amacıyla çok düşük dozda (40 mg/gün) kullanılır. Bu mekanizma oral tolerans olarak adlandırılır. Hayvan modellerinde güçlü sonuçlar bildirilmiş olmakla birlikte büyük ölçekli, sanayi bağımsız insan RCT’leri henüz sınırlıdır.
Hidrolize kolajen ve eklem: Bazı çalışmalarda kartilajen biyomarkerlarda (örn. CTX-II) değişim gözlemlenmiş ve subjektif ağrı skorlarında iyileşme raporlanmıştır. Ancak plasebo kontrolü ve kör tasarım açısından metodolojik kısıtlar mevcuttur. Aktif yaşayan bireylerde diz ağrısı üzerine yapılan bazı çalışmalar daha tutarlı sonuçlar sunmaktadır.
Detaylı Bilgi İçin: Eklem İçin Kolajen
Glukozamin + kolajen kombinasyonu: Piyasada yaygın olmakla birlikte sinerjik etki için kanıt zayıftır. Her iki bileşenin bağımsız etkileri de tartışmalıdır; kombine kullanımın ek katkı sağladığını gösteren güçlü RCT sayısı azdır.
Saç ve Tırnak
Tırnak kırılganlığı: Hexsel ve ark. tarafından 2017’de yayımlanan küçük ölçekli bir çalışmada, 24 haftalık hidrolize kolajen kullanımının tırnak büyüme hızı ve kırılganlık puanını iyileştirdiği raporlanmıştır. Çalışma kontrolsüzdür; dolayısıyla bulguların bağımsız, körlü çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.
Saç dökülmesi ve saç sağlığı: Kolajenin saç folikülü dermal papillasını desteklediğine dair teorik gerekçe mevcuttur. Saç kılı kınındaki Tip 17 kolajenin folikül bütünlüğü için önemli olduğu bilinmektedir; ancak oral kolajen takviyesinin saç dökülmesini geri döndürdüğünü kanıtlayan yeterli nitelikte klinik çalışma henüz yayımlanmamıştır.
Saç uzaması: Kolajenin saç uzamasını hızlandırdığına dair iddiayı destekleyen insan RCT’si bulunmamaktadır. Bu konuda aşırı beklenti yaratmaktan kaçınılmalıdır.
Kanıt Düzeyi Özet Tablosu
| Fayda Alanı | Kanıt Düzeyi | En İyi Çalışma Tipi | Pratik Sonuç Notu |
| Cilt elastikiyeti / hidrasyon | Orta | RCT, meta-analiz | Gerçekçi beklenti: 8–12 haftada ölçülebilir iyileşme mümkün |
| Kırışıklık azaltımı | Orta–Düşük | RCT (körleme zayıf) | Plasebo etkisi göz ardı edilemez |
| Diz ağrısı / eklem fonksiyonu | Sınırlı–Orta | Pilot RCT | Aktif bireylerde daha tutarlı sonuç |
| Osteoartrit (Tip 2 native) | Sınırlı | Küçük RCT, hayvan modeli | Umut verici ama kesin değil |
| Tırnak sağlığı | Düşük | Kontrolsüz çalışma | Bağımsız doğrulama gerekiyor |
| Saç dökülmesi | Yetersiz | Gözlemsel / teorik | Klinik kanıt zayıf |
| Cilt lekesi | Yetersiz | — | Kanıt yok |
→ Daha fazla bilgi: Cilt için kolajen takviyesinin detaylı incelemesi (Cilt İçin Kolajen)
→ Daha fazla bilgi: Diz ağrısı ve eklem sağlığı için kolajen (Eklem İçin Kolajen)
→ Daha fazla bilgi: Saç dökülmesinde kolajenin rolü (Saç ve Tırnak İçin Kolajen)
→ Daha fazla bilgi: Vücutta kolajen eksikliğini nasıl anlarsınız (Kolajen Eksikliği Belirtileri)
Kolajen Yan Etkileri ve Kimler Kullanmamalı?
Kolajen takviyesi genel olarak iyi tolere edilen bir ürün grubunda yer almakla birlikte belirli bireyler için dikkat gerektiren durumlar mevcuttur. YMYL içerik standardı açısından bu bölüm, yalnızca klinik ve hakemli literatürde belgelenmiş bilgilere dayanmaktadır.
Genel Güvenlik Profili
Hidrolize kolajen, 10 g/güne kadar olan dozlarda yürütülen araştırmalarda genel popülasyon için güvenli kabul edilmektedir. Uzun vadeli güvenlik verisi – özellikle 6 ayı aşan kullanımlar için – henüz yetersizdir; bu durum herhangi bir risk kanıtlandığı anlamına gelmez, ancak belirsizliğin kabul edilmesi gerekir.
Bildirilen en yaygın yan etkiler şunlardır:
- Hafif hazımsızlık ve mide şişkinliği – özellikle yüksek doz veya boş miede alındığında
- Hafif ishal – dozun ani artırılması durumunda daha sık görülür
- Mide bulantısı – genellikle ilk 1–2 haftada sınırlı kalır; doz düşürme veya yemekle birlikte alma önerilir
Alerji ve Çapraz Reaksiyon
Marine (balık kaynaklı) kolajen: Balık veya deniz ürünleri alerjisi olanlar bu formu kullanmamalıdır. Alerjik reaksiyon, hafif cilt döküntüsünden anafilaksiye kadar uzanabilir.
Bovine (sığır kaynaklı) kolajen: Et alerjisi veya süt proteini alerjisi olanlar, kaynaktan çapraz kontaminasyon riski nedeniyle dikkatli olmalıdır. Bazı sığır kaynaklı takviyeler sütü de işleyen tesislerde üretilmektedir.
Kaynak belirtilmemiş ya da ‘karma kaynaklı’ etiketli ürünlerde alerji riski değerlendirmesi güçleşir. Alerji öyküsü olan bireyler ürün etiketini ve üretici güvenlik bilgi formunu dikkatlice okumalıdır.
Özel Gruplar: Hamilelik, Emzirme ve Kronik Hastalık
- Hamilelik: Gebelikte oral kolajen takviyesinin güvenliğini inceleyen kontrollü insan çalışması bulunmamaktadır. Bu dönemde herhangi bir takviye kullanımından önce hekime danışılmalıdır.
- Emzirme: Benzer şekilde, emzirme döneminde güvenlik verisi yetersizdir.
- Kronik böbrek hastalığı: Yüksek protein yükü böbrek üzerinde ek baskı oluşturabilir. Böbrek fonksiyon bozukluğu olan bireyler doktor onayı olmaksızın kolajen takviyesi kullanmamalıdır.
- Şeker hastaları (diyabet): Kolajen proteinin kendisi kan şekeri üzerinde anlamsız etkiye sahiptir; ancak bazı ticari ürünlerin yüksek miktarda ilave şeker içerdiği görülmektedir. İçerik etiketi kontrol edilmeli, şeker eklenmemiş formlar tercih edilmelidir.
Kolajen takviyeleri genel kullanıcılar için değerlendirildiğinde farklı güvenlik başlıkları öne çıkar; ancak hamilelik ve emzirme dönemi daha özel bir değerlendirme gerektirir. Bu dönemlerde ürün kaynağı, içerik şeffaflığı, ek bileşenler, alerji riski ve doktor onayı ayrı ayrı ele alınmalıdır. Bu nedenle hamilelikte ve emzirme döneminde kolajen kullanımı genel kolajen kullanımından ayrı bir başlıkta değerlendirilmelidir.
İlaç Etkileşimleri
Kolajen takviyesinin ilaç etkileşimi profili henüz yeterince araştırılmamıştır. Bununla birlikte dikkat edilmesi önerilen durumlar şunlardır:
- Antikoagülanlar (warfarin vb.): Bazı kaynaklarda balık veya marine kaynaklı kolajenin kan pıhtılaşması üzerine potansiyel etkisi gündeme getirilmektedir; ancak bunu destekleyen güçlü klinik kanıt yetersizdir. Antikoagülan kullananlar hekime danışmalıdır.
- Kortikosteroidler: Bu ilaçlar fibroblast aktivitesini baskılayarak endojen kolajen sentezini olumsuz etkileyebilir. Kombine kullanımın ek fayda sağlayıp sağlamayacağı bilinmemektedir.
⚠️ Bu bölümdeki bilgiler genel sağlık bilgisi niteliğinde olup tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kronik hastalık, ilaç kullanımı veya özel bir durumunuz varsa hekime ya da eczacıya danışınız.
→ Daha fazla bilgi: Kolajenin yan etkileri ve kontrendikasyonlar (Kolajen Yan Etkileri ve Zararları)
→ Daha fazla bilgi: Sindirim sistemi yan etkileri için (Kolajen İshal Yapar mı?)
→ Daha fazla bilgi: Alerji riski ve çapraz reaksiyon (Kolajen Alerji Yapar mı?)
→ Daha fazla bilgi: Diyabet ve kolajen kullanımı (Şeker Hastaları Kolajen Kullanabilir mi?)
→ Daha fazla bilgi: Fazla kolajen kullanımının riskleri (Kolajen Zararlı mı?)
Bu blok reklam değildir; yazının konusu ile en güçlü eşleşen seçenekleri editoryal olarak öne çıkarmayı amaçlar.

Bütçe dostu kolajen arayanlar ve prebiyotik katkılı çift fayda isteyenler için öne çıkar.
Hidrolize kolajen + prebiyotik · günlük ~10₺ · en yüksek satış hacmi

Saf formül ve yüksek biyoyararlanım arayanlar için kullanıcı güveni zirvesinde bir seçenek.
Saf hidrolize kolajen · 300g–500g · 4.7+ kullanıcı puanı

Eklem desteğiyle birlikte kardiyovasküler fayda arayanlar için en verimli kombinasyon.
Kolajen + Omega-3 · softgel · günlük ~9₺ · çift hedefli formül
Not: Bu alan tam sıralama değildir; bu yazı ile en ilgili birkaç ürünü öne çıkarır.
15 ürünün tamamını gör →En İyi Kolajen Takviyesi Nasıl Seçilir?
‘En iyi kolajen‘ ifadesi kişiden kişiye farklı anlam taşır. Cilt sıkılaştırma hedefleyen 35 yaşındaki bir birey için ideal olan takviye, diz kıkırdağı desteği arayan 55 yaşındaki bir sporcu için uygun olmayabilir. Aşağıdaki adım adım yaklaşım seçim sürecini netleştirir:
- Amaca göre tip belirleyin: Cilt ve genel doku desteği → Tip 1 veya Tip 1/3 kombinasyonlu hidrolize kolajen. Eklem ve kıkırdak desteği → Tip 2 native (40 mg/gün) veya hidrolize Tip 2.
- Kaynağı doğrulayın: Balık alerjiniz varsa marine (balık kaynaklı) formu dışlayın. Kırmızı et alerjisi veya helal/koşer beslenme gereksiniminiz varsa sığır (bovine) kaynağı yerine balık veya tavuk kaynaklı alternatifleri değerlendirin.
- Sertifika ve kalite belgelerini kontrol edin: NSF International, Informed Sport veya benzeri bağımsız üçüncü taraf test sertifikaları, etiket doğruluğu açısından güvence sunar. Ağır metal veya kontaminan analizi sunan üreticiler tercih edilmelidir.
- İçerik şeffaflığını değerlendirin: ‘Tescilli harmanlama’ (proprietary blend) içeren ürünlerde gerçek kolajen dozu belirsizleşebilir. Birim başına gram cinsinden açıkça belirtilmiş kolajen miktarı taşıyan ürünler doz hesabı açısından avantajlıdır.
- Formu yaşam tarzınıza göre seçin: Toz formu yüksek doz ve maliyet etkinliği açısından öne çıkar. Pratiklik öncelikliyse şase veya sıvı form değerlendirilebilir. Yalnızca Tip 2 kullanacaksanız kapsül formu yeterlidir.
- Kolajen fiyatını doğru değerlendirin: Kutu fiyatı yerine doz başına gram maliyetini hesaplayın. Düşük fiyatlı bir ürün, birim başına gerçek kolajen içeriğini gizliyor olabilir.
→ Daha fazla bilgi: Seçim kriterleri için kapsamlı rehber (En İyi Kolajen Takviyesi Nasıl Seçilir?)
→ Daha fazla bilgi: Marine vs bovine karşılaştırması (Balık Kolajeni mi Sığır Kolajeni mi?)
→ Daha fazla bilgi: En iyi kolajen markası karşılaştırması (Kolajen Takviyesi Satın Alma Rehberi)
→ Daha fazla bilgi: Eklem için tip 2 kolajen ürünleri (Eklem İçin Kolajen Satın Alma Rehberi)
Klinik Kanıt Özeti: Kolajen Takviyesi Gerçekten İşe Yarıyor mu?
Bu sorunun kısa yanıtı şudur: bazı amaçlar için umut verici kanıt mevcuttur; ancak henüz kesin bir yanıt vermek için yeterince büyük, bağımsız ve metodolojik açıdan güçlü çalışma birikimi oluşmamıştır.
2023’e kadar yayımlanan sistematik derlemeler değerlendirildiğinde, cilt elastikiyeti ve hidrasyonu için ‘orta’ kanıt düzeyi bulunduğu görülmektedir. Eklem ağrısı için ise sonuçlar karışık olmaya devam etmektedir; plasebo etkisini dışlamak, subjektif ağrı ölçeklerine dayanan çalışmalarda özellikle güçtür.
Regülatör tutumu: Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), kolajen takviyesi için spesifik bir sağlık beyanını henüz onaylamamıştır. Bu, kolajenin işe yaramadığı anlamına gelmez; kolajen sağlık iddialarını desteklemek için yeterince katı metodoloji ile yürütülmüş çalışma sayısının regülatör standardı karşılamadığı anlamına gelir.
Sonuç olarak kolajen takviyesi, düşük risk profili ve orta düzey kanıt desteği ile belirli bireyler için makul bir beslenme desteği olarak değerlendirilebilir. Klinik bir tedavi olarak konumlandırılmamalı; herhangi bir hastalık için birincil müdahale olarak sunulmamalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Kolajen ne zaman içilir, sabah mı akşam mı?
Klinik çalışmalarda kolajen takviyesi için belirlenmiş bir ‘optimal alım saati’ bulunmamaktadır. Sabah, akşam veya yemek sırasında alınabilir; önemli olan tutarlı günlük kullanımdır. C vitamini içeren bir öğünle birlikte almanın kolajen sentezi için biyokimyasal gerekçesi mevcuttur.
→ Daha fazla bilgi: Sabah mı akşam mı içilmeli sorusu için (Kolajen Ne Zaman İçilir?)
Kolajen aç karnına mı içilmeli?
Bazı uzmanlar aç karnına alımın daha hızlı emilim sağlayabileceğini öne sürmektedir; ancak bu görüşü destekleyen güçlü RCT bulgusu sınırlıdır. Mide hassasiyeti yaşayanlar için yemekle birlikte almak daha uygun bir tercih olabilir.
→ Daha fazla bilgi: Aç karnına mı tok karnına mı alınır (Kolajen Aç Karnına mı?)
Kolajen kaç ay kullanılır, etki ne zaman görülür?
Cilt için 8–12 haftalık, eklem için 12–24 haftalık kullanımın ardından sonuç değerlendirmesi yapılması klinik çalışmalarla uyumludur. Bireysel yanıt değişkendir; bazı kişilerde ilk 4 haftada ölçülebilir değişim gözlemlenirken diğerlerinde daha uzun süre gerekebilir.
→ Daha fazla bilgi: Etki süresi ve kullanım takvimi (Kolajen Kaç Ay Kullanılır?)
Kolajen kilo aldırır mı?
Kolajen, yaklaşık 4 kcal/g enerji içeren bir proteindir. Standart 10 g/gün kullanımda eklenen kalori yaklaşık 40 kcal’dir; bu miktar kilo alımına yol açmaz. Bununla birlikte şeker veya tatlandırıcı içeren ticari formüller toplam kalori yükünü artırabilir; bu nedenle etiket incelemesi önemlidir.
→ Daha fazla bilgi: Kolajen ve kilo ilişkisi (Kolajen Kilo Aldırır mı?)
Kolajen sivilce yapar mı?
Kolajen takviyesinin aknaya yol açtığına dair doğrudan klinik kanıt bulunmamaktadır. Hormonal etkileşim teorisi bazı kaynaklarda gündeme getirilmiş olsa da bu iddiayı destekleyen kontrollü çalışma yetersizdir. Cilt tipi veya hormonel denge açısından kaygısı olan bireyler dermatolog görüşü alabilir.
→ Daha fazla bilgi: Ciltte kolajen yan etkisi (Kolajen Sivilce Yapar mı?)
Hamileyken kolajen içilebilir mi?
Hamilelik ve emzirme döneminde kolajen takviyesinin güvenliğini değerlendiren kontrollü insan çalışması mevcut değildir. Bu dönemde herhangi bir takviye başlamadan önce kadın doğum uzmanına veya hekime danışılması zorunludur.
→ Daha fazla bilgi: Kolajenin yan etkileri ve kontrendikasyonlar (Kolajen Yan Etkileri ve Zararları)
Kolajen böbreklere zarar verir mi?
Sağlıklı bireylerde standart dozda (≤10 g/gün) kolajen takviyesinin böbrek işlevini olumsuz etkilediğine dair yayımlanmış bir klinik bulgu bulunmamaktadır. Kronik böbrek hastalığı veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan bireylerde yüksek protein yükü ek sorun oluşturabilir; bu grupta doktor onayı alınması şarttır.
Tip 1 ve Tip 2 kolajen arasındaki fark nedir?
Tip 1 kolajen, cilt, kemik ve tendonların temel yapısal proteinidir; hidrolize formda en kapsamlı klinik araştırma tabanına sahiptir. Tip 2 kolajen ise eklem kıkırdağına özgüdür; çoğunlukla native (denatüre olmamış) formda ve çok düşük dozda (40 mg/gün) oral tolerans mekanizması aracılığıyla kullanılır. Bu iki tipin aynı anda alınmaması önerilmektedir.
→ Daha fazla bilgi: Kolajen tipleri hakkında detaylı karşılaştırma için (Tip 1, Tip 2, Tip 3 Kolajen)
Kolajen takviyesinin en iyi markası hangisi?
‘En iyi kolajen markası’ sorusunun tek bir yanıtı yoktur; doğru seçim kişinin amacına, alerji profiline ve bütçesine göre farklılaşır. Güvenilir kriterlerin başında şunlar gelir: kolajen tipi ve kaynağının açıkça beyanı, doz başına gram cinsinden içerik şeffaflığı, NSF veya Informed Sport gibi bağımsız sertifika ve sanayi bağımsız çalışmalarla desteklenmiş formülasyon.
→ Daha fazla bilgi: En iyi kolajen markası karşılaştırması (Kolajen Takviyesi Satın Alma Rehberi)
Kolajen ile C vitamini birlikte kullanılmalı mı?
C vitamini, kolajen sentezi için gerekli prolil hidroksilaz enziminin zorunlu kofaktörüdür. Bu nedenle kolajen takviyesini C vitamini içeren bir öğünle birlikte almak biyokimyasal açıdan desteklenebilir. Bununla birlikte yeterli C vitamini alıyorsanız ekstra takviye anlamlı ek katkı sağlamayabilir; bireysel beslenme durumunuza göre değerlendirme yapılması önerilir.
→ Daha fazla bilgi: C vitamini ve kolajen sentezi (Kolajen + C Vitamini)
Sonuç ve Genel Değerlendirme
Kolajen takviyesi, belirli bireyler için düşük riskli ve kanıt desteği gelişmekte olan bir gıda takviyesidir. Mevcut araştırmalar, cilt elastikiyeti ve hidrasyonu üzerindeki etkisi için orta düzey kanıt sunmakta; eklem sağlığı alanında ise sonuçlar hâlâ karışık olmaya devam etmektedir.
Doğru seçim için kişinin amacını, yaşını ve sağlık durumunu göz önünde bulundurması gerekir. Cilt hedefleyenler hidrolize Tip 1 veya Tip 1/3 kombinasyonlu ürünlere yönelebilirken eklem desteği arayanlar için Tip 2 native kolajen veya yüksek dozda hidrolize Tip 2 değerlendirilebilir. Her iki durumda da kaynağın belirlenmesi (marine vs bovine), doz şeffaflığı ve bağımsız sertifika, güvenilir bir ürün seçiminin temel kriterleridir.
Kolajenin eklem sağlığındaki rolünü beslenme, egzersiz ve diğer takviyelerle birlikte bütüncül olarak ele alan kapsamlı kaynak için eklem sağlığı rehberimizi ziyaret edebilirsiniz.
⚠️ Kronik hastalık, ilaç kullanımı, hamilelik, emzirme veya bilinen gıda alerjisi durumlarında herhangi bir takviye başlamadan önce hekime veya diyetisyene danışılmalıdır. Bu sayfa tıbbi tavsiye içermez.
Kaynak: Barati M et al. (2020). Collagen supplementation for skin health: A mechanistic systematic review. J Cosmet Dermatol. | Proksch E et al. (2014). Skin Pharmacol Physiol.